Dijital oyunlar teknolojinin Formula-1’i oldu

Özistek, Türkiye’de yaklaşık 30 milyon kişinin bilgisayarda, cep telefonunda ya da oyun konsollarında oyun oynadığını, ülkemizde dijital oyun sektörünün cirosunun 600 milyon doları aştığını söyledi.

Dünyada cirosu 100 milyar dolara aşan oyun sektöründe Türkiye’nin hakettiği yerden uzakta olduğuna vurgu yapan Netmarble EMEA CEO’su Barış Özistek, Türkiye’dei oyun firmalarının küçük ve planlı yapılacak devlet desteğiyle 1 milyar dolarlık ihracat yapma potansiyeli olduğunu söyledi.

Özistek, global dijital oyun pazarının 100 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe ulaştığından bahsedildiğini, bunun tüm dünyanın sinema ya da müzik sektöründen daha büyük bir rakam olduğuna belirtti. Oyun pazarının konsol, PC, web ve mobil oyunlar olarak ayrıldığını ve sadece mobil oyun pazarının 40 milyar dolarının üzerinde bir pazara sahip olduğunu dile getiren Özistek, şu anda en büyük platformun cep telefonlarıyla oynanan mobil oyunlar olduğunu aktardı.

Sadece mobil oyun pazarının büyüklüğünün bile müzik sektöründen ve sinemaların yıllık hasılatından daha büyük bir ciro olduğunu işaret eden Barış Özistek, dijital oyunların bir de tetiklediği pazarlar olduğunu vurguladı. Oyunların sadece kendi yarattığı ciro değil bilgisayardan mobil telefona, telekom sektörüne kadar bir ekosistemi etkilediğini anlatan Barış Özistek, dünyanın en büyük firmalarının dijital oyunun doğrudan etkilediği alanlarda olduğunu söyleyerek şöyle devam etti:

“Bilgisayarlar, cep telefonları oyun nedeniyle yenileniyor”

“40 milyar dolar mobil oyun ya da 100 milyar dolar dünya oyun pazarı dediğimizde bu direkt oyun sektörünün yaratmış olduğu ciro. Ama bir PC oyuncusunu düşünün. Yeni çıkan bir oyunu daha iyi oynamak daha keyifli oynamak için gidiyor bilgisayarını değiştiriyor. Oyun mouse’u alıyor, oyun için geliştirilmiş klavye, oyunun seslerini daha iyi duyabilmek içine girebilmek için kulaklık alıyor. Bilgisayar ve bilgisayar ekipmanını yeniliyor. Dolayısıyla bilgisayar ve ekipman üreticileri temel olarak oyunlar sayesinde ciro yapıyor. Bu işin bilgisayar tarafı.”

“Akılı telefon pazarına baktığımızda da yeni telefona geçmenizdeki ana motivasyonlardan birinin oyun olduğunu görüyoruz. Akıllı telefonun temel amacı konuşmak değil. Bir akıllı telefonda en çok tüketilen içerikler önce oyun, sonra video, sonra sosyal medya… Oyun oynamak için daha büyük ekranlı, daha güçlü işlemcili akıllı telefonlara ihtiyacınız var. İlk dönem 16 GB hafıza varken şimdi 128 GB, 256 GB ve üstüne giden bir durumu konuşuyoruz. Yeni telefonlar da oyun sayesinde geliştiriliyor ve satılıyor. O yüzden oyunun etkilediği muazzam bir alan var.”

Telekom sektörünün de oyun sektöründen çok etkilendiğini, çünkü artık gelirin konuşmadan dataya kaydığına işaret eden Barış Özistek, data tüketiminin oyun ve videolarla sağlandığını belirtti. Oyun sektörünün gelişmediği yıllarda telekom operatörlerinin ayda 1 GB datayı zor sattıklarını oysa şimdi 10-20 GB boyutlu data satışlarının gündemde olduğunu ifade eden Özistek, telekom sektörünün de büyümesinde de birinci nedenin oyun sektörü olduğunu savundu.

Anlık 100 bin oyuncuyu barındıran sunucu

Barış Özistek, dijital oyun sektörünün doğrudan etkilediği teknoloji ve bilgi boyutu olduğunu ifade etti. Oyunların kullandığı sistemlerin geliştirilmesi, oyuncuların anlık kopma yaşamaması için yazılımların iletişim alt yapılarının çok iyi olması gerektiğini hatırlattı. “Oyunlar hep çok yüksek kullanıcıya göre dizayn edilmek zorunda. Bu teknolojik olarak çok büyük zorluklar getiriyor. Bir oyunda anlık olarak 100 bin kişi, 300 bin kişi görülebiliyor. Şu anda bizim firmamızın bir oyununda anlık olarak 100 bin kişinin üzerinde oyuncu var” dedi.

Aynı anda bu kadar kişinin birlikte hareket etmesinin çok ileri teknoloji ve ‘know how’ gerektirdiğini söyleyen Özistek, “Otomobil sporlarında Formula-1 neyse teknolojide de dijital oyunlar odur” benzetmesine katıldığını söyledi. Özistek, “Oyun gelir dışında aslında müthiş bir bilgi birikimi de yaratıyor. Oyun sektöründe çalışan kişiler bu hassasiyetle ürün geliştirme, teknolojik ürün geliştirme konusunda donanım kazanıyorlar. Milisaniyeleri konuştuğumuz bir sektördeyiz” dedi.

Türkiye pazarı küçük, hızla büyümeli

Türkiye pazarının yaklaşık 30 milyonluk aktif oyuncu nüfusu ve Türkiye’nin gelişmişlik düzeyiyle değerlendirildiğinde küçük olduğunu dile getiren Özistek, Türkiye’de yaklaşık 600 milyon dolarlık bir oyun pazarından söz edildiğini belirtti. Bunun 200 milyon dolarının mobil oyun pazarı olmasına rağmen Türkiye’de akıllı telefon kullanıcıların yüzde 55’in üzerinde olduğuna dikkat çeken Özistek, bilgisayara sahiplik oranının internete bağlı hane sayısının oldukça yüksek olmasının dijital oyun pazarının milyar doların üzerinde olması gerektiğini düşündürdüğünü kaydetti. Özistek, “Türkiye’deki oyuncuların yüzde 90’ı hayatı boyuncu hiç para harcamamıştır” dedi. Oyun denince akla çocuk geldiğini ancak artık 7’den 70’e herkesin oyun oynadığını vurgulayan Özistek, şöyle dedi:

“Ağırlıklı kitle 10 yaşından başlayıp 45-50 yaşa kadar olan kitle. Ama 50 yaşın üstünde de tabi ciddi bir kitle var. Ama özellikle 10-50 yaş arası oyunu çok yoğun oynayan bir kitle. Bu akıllı telefonların hayatımıza gelmesiyle oldu. Mobil oyunla birlikte iş hayatında oyundan kopan kitle yavaş yavaş geri geldi. Mekândan zamandan bağımsız oyun oynayabilir hale geldi.”

“Devlet desteğiyle dünya ligine çıkabiliriz”

Barış Özistek, Türkiye’den başarılı oyun şirketlerinin çıkarabileceğini ispat ettiğini ancak büyük bir istihdam yaratan geniş bir sektör haline getiremediğini belirtti. Bunun için devlet desteğine ihtiyaç olduğunu söyleyen Özistek, dijital oyun sektörünün yatırımların geri dönmesi bakımından riskli bir alan olduğunu savundu. Özistek, “Biz tecrübe ve bilgi birikimini yarattık sektör olarak. Gelecekte de Türkiye’nin reel anlamda bir potansiyeli var. Oyun sektöründe dünyada söz sahibi olabilmeniz ve bilişim ihracatı yapabilmeniz için olmazsa olmaz şartlar var. Bizde ciro olarak olmasa da oyuncu sayısı bakımından büyük potansiyel dünya ligine çıkabiliriz. Bu oyunun ileriki safhalarının geliştirilmesi, optimize edilmesi mükemmel hale getirilmesi için çok önemli. İkincisi oyun yaratıcı endüstriler içerisinde. Yani Türkiye’de isek illa Hürrem’i kullanacağız” dedi.

“2023’te 1 milyar dolar ihracat mümkün”

Özistek, Türkiye’nin 2023 yılında sadece oyun sektörü Bilişim ihracatı hedefi olan 1 milyar dolar ihracat yapabilir hale gelebileceğini belirtti. Ancak bunun için sadece finansal değil, organize desteklerin çok önemli olduğunu dile getiren Özistek, “Bizim oyun geliştirecek firmalara özellikle küçük orta büyüklükteki firmalara çok organize destek vermemiz gerekiyor. Eğitimiyle olsun mentörlüğüyle olsun global network ile tanıştırmayla olsun çok çok çok organize destek vermemiz gerekiyor. Çünkü çok optimize edilmesi gereken bir yer. Siz çok iyi bir oyun yaptınız videosu harika ama 5 bin kişi oyuna girdiğinde server’ler kaldırmıyorsa olmaz. Bunu sektörün tamamının öğrenmesi bilmesi ve bu bilgi birikimiyle ilerlemesi gerekiyor.” diye konuştu.

Bakan Kılıç dijital oyunlar için uyardı

Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç, dijital oyunlarda İslamiyet’e karşı olumsuz algı yönetimi yapılmasına izin vermeyeceklerini belirtti.

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Genç Akademisyenler Forumu tarafından Bilkent Otel’de düzenlenen İslamofobi konulu çalıştayda yaptığı konuşmada, dijital oyunlarla yapılan propaganda ve algı yönetimine dikkati çekti.

Kılıç, insanların birbirleriyle olan yakınlıklarını ve iletişimini tehdit eden, ayrılıkçı fikirlerin farklı şekillerde ortaya çıktığı bir dünyada yaşandığına işaret ederek, “İslamofobi, bu tehditlerin belki de şu andaki en tehlikelisi.” dedi.

Belli grupların, Müslümanlara karşı ayrımcı bir yaklaşım içerisinde olduğunu vurgulayan Kılıç, “Bilgisayar oyunlarının bazılarının içinde dinimizin sembolleri ve aynı zamanda mukaddes bildiklerimizle ilgili olarak çok ciddi yanlışlıklar ve hatalar var. Algı yönetimini olumsuz anlamda yapmalarına izin vermeyeceğiz.” şeklinde konuştu.

“DİJİTAL OYUNLARA İSLAMAFOBİK UNUSURLAR YERLEŞTİRİLİYOR”

Bakan Kılıç, günümüzde en önemli propaganda araçlarından birisinin dijital oyunlar olduğunun altını çizdi.

Kılıç, bilgisayar oyunlarının içerisine İslamofobik bir takım unsurların yerleştirildiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Hollywood, bir zamanlar en büyük propaganda aracıydı. Günümüzde ise dijital oyunlar, olumlu anlamda da olumsuz anlamda da propaganda aracı olarak kullanılmaya müsait ve yapılıyor. Bilgisayar oyunlarının bazlarının içinde dinimizin sembolleri ve aynı zamanda mukaddes bildiklerimizle ilgili olarak çok ciddi yanlışlıklar ve hatalar var. Üretilen dijital oyunlara İslamofobik bir takım unsurların içerisine yerleştirilmesinin karşısında olacağız. Bunun farkındalığını ortaya koymak için üzerimizde sorumluluk var. Yapmaya çalıştığımız tek şey, algı yönetimini olumsuz anlamda yapmalarına izin vermemek.”

AA
Kaynak

Boğaziçililerden Ninjacoders projesi ile kodlama eğitimi çocuk yaşta başlıyor!

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve yeni mezunlarından oluşan ekip yaşları 7-14 arası değişen çocuklara kodlama eğitimi veriyor. Geçtiğimiz yıl ortak aldıkları bir ders ile bir araya gelen ekip, dönem projesi olarak tasarladıkları fikirlerini geliştirerek çocuklara kodlama eğitimi vermeye başlamışlar. Ninjacoders isimli projede Haziran ayında başlayan eğitimler her hafta bir buçuk saat olacak şekilde devam ediyor. Kodlama eğitiminin çocuklarının analitik zekasını geliştirdiğini düşünen anneler, bu eğitimler sayesinde çocuklarının özgüvenlerinin de arttığını düşünüyor.
Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Bölümü 2017 yılı mezunu Çağlayan Şerbetçi ile Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü 2017 yılı mezunları Ebru Toka, Esra Kılıç ile son sınıf öğrencileri Ömür Soner Özer ve Büşra Yeşilyurt’un gerçekleştirdikleri proje sayesinde çocuklar küçük yaşta programlama eğitimi alabiliyorlar. Sosyal medya üzerinde tanıtımını yaptıkları projenin Haziran ayında eğitimlerine başlandığını söyleyen ekip, ailelerin ve çocukların eğitimlere büyük ilgi gösterdiğini ifade etti. Verdikleri eğitimlerin temelinde algoritmik düşünce şeklinin yattığını vurgulayan Ebru Toka, çocuklara bir sorunu çözerken parçalara ayırmayı ve bu sayede de sorunların çözümünü kolaylaştırmayı öğrettiklerini de ekledi.

Kodlama eğitimi alan çocukların aileleri ise eğitimlerden çok memnun olduklarını söyledi. Çocuklarının aldıkları eğitimlerden sonra günlük hayatlarındaki sorunlara bakışlarının değişmeye başladığını ifade eden anneler, çocukların artık sadece bilgisayar oyunu oynamadıklarını aynı zamanda da “Ben kendi oyunumu yapabilirim” şeklinde düşünmeye başladıklarını da belirttiler. Teknoloji çağında bu tip eğitimlerin öneminin farkında olduklarını da söyleyen anneler, Boğaziçi Üniversitesi’nde bu eğitimler devam ettiği müddetçe çocuklarını getirmeye devam edeceklerini de ifade ettiler.

Haber: Kurumsal İletişim Ofisi

Kaynak

Tarih: 13 Temmuz 2017

BTK’dan Metin2 oyununa yönelik uyarı geldi. HaberTurk

Habertürk’ün manşete taşıdığı Metin2 oyununa yönelik, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan (BTK) ailelere uyarı geldi. BTK, şiddet içeren bilgisayar oyunlarının çocuk ve gençleri intihara sürükleyebildiğine dikkat çekerek, ailelerin de bilgisayar ve internet konusunda en az çocukları kadar bilgili olması gerektiğini vurguladı. Evlerde “güvenli internet” özelliğinin kullanılmasını öneren BTK, “Çocukların internet aktivitelerini yakından izleyin, internet kullanım sürelerini sınırlayın. Çocukları sosyal aktivitelere yönlendirin” dedi.

Gazete Habertürk’ten Deniz Çiçek’in haberine göre BTK, dijital oyunların etkilerini masaya yatırmak için ilgili kurumların katılımı ile iki ayrı etkinlik de düzenleyecek; konuyu tüm taraflarıyla masaya yatıracak. Bu kapsamda, Çocuk ve Bilgi Güvenliği Derneği, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve akademisyenlerin katılımıyla, ekim ayında “dijital oyunlar” ana temalı “Çocuk ve Bilgi Güvenliği” etkinliği gerçekleştirilecek.

Kaynak: HaberTurk

Bazı oyunlar çocukları intihara sürükleyebilir. CNNTurk

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, şiddet içeren bilgisayar oyunlarının çocuk ve gençler üzerinde zararlı etkileri olabileceğini vurgulayarak evlerde ‘güvenli internet’ kullanılmasını önerdi. Kurum, “Çocukların internet aktivitelerini yakından izleyin” uyarılarını yaptı

Metin2 oyununa yönelik, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan (BTK) ailelere uyarı geldi. BTK, şiddet içeren bilgisayar oyunlarının çocuk ve gençleri intihara sürükleyebildiğine dikkat çekerek, ailelerin de bilgisayar ve internet konusunda en az çocukları kadar bilgili olması gerektiğini vurguladı. Evlerde “güvenli internet” özelliğinin kullanılmasını öneren BTK, “Çocukların internet aktivitelerini yakından izleyin, internet kullanım sürelerini sınırlayın. Çocukları sosyal aktivitelere yönlendirin” dedi.

Habertürk gazetesinde yer alan habere göre BTK, dijital oyunların etkilerini masaya yatırmak için ilgili kurumların katılımı ile iki ayrı etkinlik de düzenleyecek; konuyu tüm taraflarıyla masaya yatıracak. Bu kapsamda, Çocuk ve Bilgi Güvenliği Derneği, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve akademisyenlerin katılımıyla, ekim ayında “dijital oyunlar” ana temalı “Çocuk ve Bilgi Güvenliği” etkinliği gerçekleştirilecek.
Kaynak: CNNturk